
Özulaş AŞ. Başkanvekili Serhat Akçakaya yazdı
Geçen haftalarda köşe yazımın devamı olarak, İstanbul büyükşehir belediyesinin fiyat politikasının bir sisteme dayanmadığı ve yeni nesil hesap uzmanlarının yapacağı orantılı ve dengeli bir fiyat politikasının belirlenmesi gerektiğini söylemiştim.
Geçen aylardaki yazımda bahsettiğim fiyat politikasının tutarsızlığı nasıl çözülebilir diye fikirler ve öneriler sunmak istiyorum. Asıl problemin tam fiyat ve indirimli fiyat arasındaki, tam fiyat ve mavi kart arasındaki fiyat farkı uçurumu şu an neredeyse yüzde yüze yakın.
Tam fiyat 2.15 tl iken öğrenci 1.10 aktarması 0,45 kuruş, tam 2.15 lira mavi kart tam abonman 1.10 tl öğrenci 0.40 kuruş olarak taşınmaktadır. Ortalama öğrenci fiyatı 0.77 geliyor, mavi kart abonman öğrenci ortalaması 0,75 krş geliyor.
İstanbul da taşınan ortalama yolculuklar %55 oranında indirimli ve mavi kart yolculuktur.
Buna ortalama %10 ücretsiz eklersek %35 gibi bir tam yolculuk kalıyor. İstanbul’ da yaklaşık ortalama fiyatlar 1.20-1.40 tl arasına gelmektedir. Bu şartlar da esnafın para kazanması mümkün değildir. Olması gereken tam fiyat ile diğer yolculuklar arasındaki fiyat farkı %25 yukarıya çıkmaması gerekir bugün İstanbul’da 2.15 tl tam fiyat indirimli ve mavi kartın olması gereken 1.60 tl olması gerekir. Fiyat tarifesi ortalama yolculuk fiyatı 1.87 tl olur. Avrupa’da toplu taşım araçlarının ortalama günlük 750 yolcu ortalamasını hesaplarsak 1.87*750=1402 *30 gün =42 .000 tl ortalama aylık fiyat çıkacaktır.
Ortalama ÖHO giderinin 34.000 tl olduğunu var sayarsak esnafı rahatlatan bir fiyat politikası belirlenmiş olacaktır.
Vatandaş dışarıdan baktığında ÖHO’ nin dolu gidip geldiğini ve müthiş paralar kazandığını zannediyor. Oysaki İstanbul’daki tüm otobüslerin ortalama kazancı aylık 35.000 tl gideri ise 34.000 tl civarında bu İETT VE OAŞ kayıtlarında mevcuttur.
Tabii ki bu yazımımı kaleme alırken İstanbul büyükşehir belediyesinin elinin altındaki çalışanlar ve mühendisler arasında bunu yapabilecek düzeyde sayısız personeli kesinlikle vardır.
İETT yapılan Akyolbil sistemi, mobil iett ve belbim projeleri ödül alan projeler var. Buradaki sorun İstanbul büyükşehir belediyesinde cesaretli ve zamanın ekonomik şartlarını kabul eden cesur bürokratların ortaya çıkması lazım. bu şartlar düzelmezse özel sektör hem de İETT gibi kurumların ayakta kalabilmesi mümkün değildir. Son olarak İBB ve İETT bürokratlara şunu hatırlatmak isterim, esnafın artık dayanacak gücü kalmamıştır.
Bu süreçten sonra tüm sorumluluk İBB ve İETT bürokratlarınındır.
Saygılarımla
Serhat Akçakaya
Toplam 2475 defa okunmuştur. Paylaş
Etiketler : serhat akçakaya